Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından 1865 yılında inşa edilen ve tarihte birçok olaylara tanıklık eden bu bina, şimdilerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne ait Basın Müzesi olarak kullanılıyor.
Bu yazımızda sizlere tarihi dokularıyla ön plana çıkan Çemberlitaş semtinde bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi hakkında bilgi sunmaktayız.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’ne baktığımızda ise, müzecilik açısından diğer müzelere olan üstünlüğünün yanı sıra kültür ve sanat açısından da birçok etkinliklere ev sahipliği yapıyor. 4 kattan oluşan Basın Müzesi sadece Beyazıt- Çemberlitaş Sultanahmet gibi çevresinde bulunan turistlik alanların kültür sanat merkezi olmakla kalmayıp, İstanbul’un göze çarpan bir övünç kaynağı olmaktadır.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi, İstanbul’un ünlü kültür ve sanat merkezlerinden biridir. Türkiye’de sadece bir tane bulunan Basın Müzesi, dünyadaki benzer müzelerden daha geniş çaplı özellikler barındırmaktadır. Çeşitli ülkelerde bulunan Basın Müzeleri ya basın teknolojilerine yönelik olmakta ya da basın yayın dünyasındaki eserleri içermektedir.

Teknolojik Nostalji Turu:
Basın Müzesi’nin odalarında, basın teknolojisinin başlangıcından bu yana geçirdiği süreci, gelişimi izlemek mümkündür. Sıkça karşılaştığımız taş baskı örnekleri, düz baskı makinesi, rotatif tipo entertip, prova tezgâhları, giyotin, eski daktilolar, teleksler, telefotolar bu gelişim sürecinin bir parçası olmakta.
Basın Tarihinden Örnekler Bölümü:
Türkiye’de ilk basın 1729 tarihinde İbrahim Müteferrika tarafından kurulan matbaa ile başlamıştır. Müze de bu bölüm ilk olarak bu matbaanın bire bir aynı yapılan maketi ile başlamaktadır. Dönemin çeşitli gravürlerine ve tarihçesine bakılarak yapılan bu maket matbaa, bastığı bir takım örneklerle sergilenmektedir. Bu bölümde ayrıca o dönemde kullanılan taş baskısı örnekleri de vardır. Diğer bulunan odalarda ise Türk gazetecilik tarihinin başlangıcı olan 1828 tarihli Vekay-i Mısrıye gazetesi ile basın tarihinin aşamalarını anlatan belgeler ve gazeteler 2. Meşrutiyet ile birlikte gerçekleşen basın patlaması, Meclis’in açılışı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, Latin alfabesine geçiş ve günümüze kadar olan gelişmelere devam etmektedir.

Dizgi ve Baskı Makineleri:
19. yüzyıldan kalma bir cilt presi bir hayli ilginç ve zevkli olan işçiliğiyle dönemin inceliğini yansıtmakta olup halen kullanılabilir bir durumdadır. Dönemin en önemli gelişmelerinden sayabileceğimiz kabartma makinesi de yine bu bölüm içerisinde bulunmaktadır. Radyofoto ve telefoto cihazların ilk örnekleri, teleks cihazları ve 1970’li yıllarda kullanılmaya başlayan dizgi makinesi de sergilenenler arasında yer almaktadır.
Müzeye ilk girişte ise karşımıza 1870 yılından kalmış bir taş – baskı ile prova tezgahı çıkıyor. Bu baskı makineleri günümüzde halen çalışır durumda fakat kullanılmamaktadır. Ofset odasında da yine Alman Leipzig yapımı Spies marka bir ofset baskı makinesi ve dizgi makinesi çalışır durumda olup sergilenmektedir. Tipo bölümünde ilk olarak 1892 tarihli bir tipo baskı makinesi dikkat çekiyor. Kurşundan satırlar halinde harf döken Entertip dizgi makinesi, tahta harf kasası, kurşun sayfa örnekleri ve Alman marka olan Krause malı bir matbaa bıçağı bu bölümde dikkatleri üzerine çeken diğer detaylardır.
Anı Eşyaları:
Bu bölümde Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Cihad Baban, Sabiha Sertel, Zekeriya Sertel, Sedat Simavi, Ahmet Emin Yalman gibi Türk basın hayatına büyük emekleri geçmiş ve basın tarihinde iz bırakmış gazetecilerin anı eşyaları sergilenmektedir.
Geniş Kapsamlı Sergi Salonları
Altı ayrı sergi salonundan oluşan Sanat Galerisi, her 15 günde bir değişik sanatçıların resim, seramik, heykel, gravür, minyatür, hat, ebru gibi çeşitli alanlardaki çalışmaları sanatseverlerin yoğun ilgisini çekiyor.

Kütüphane/ Arşiv/ Belge-Bilgi Merkezi:
Basın Müzesi’nin 1998 yılında yeniden düzenleyerek hizmete sunduğu Kütüphane ve Dökümasyon Merkezi, kendi alanına bir Uzmanlık Kütüphanesi özelliğini taşıyor, gazete ve dergi ciltlerinin yanı sıra, çok sayıda kitabın da yer aldığı bu bölüm, medya ve basın konularını bütün yönleriyle inceleyen yayınları toplamakta ve bu konularda araştırma yapan herkese hizmet sunmaktadır.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi herkese açık olup, girişte hiçbir ücret talep edilmemektedir. Müzeye grup olarak gitmek isteyenler ise Basın Müzesi Müdürlüğü’ne yazılı olarak müracaat etmeleri gerekmektedir. Müze katı hafta içi her gün 14.00-16.30 saatleri arasında, El Sanatları Sergi Salonu ise hafta içi her gün ve Cumartesi günleri 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret kabul etmektedir.

Ulaşım:
TGC Basın Müzesi Cağaloğlu ile Çemberlitaş arasında, T1 Bağcılar- Kabataş tramvay hattının önünden geçtiği, ulaşımın çok rahat olduğu bir lokasyonda yer alıyor.